Özet
Kırk yaşını aşmış olmasına rağmen annesinin sözünden hiç çıkmayan İsmail, pazarcılıkla zar zor geçinmekte, annesine hayalini kurduğu konforlu hayatı sunamadığı için derin bir üzüntü duymaktadır. Bu sırada, bir inşaat şirketinde çalışarak kısa sürede zengin olma fırsatı ayağına gelir. Ancak bu iş yurtdışındadır ve kabul ettiği takdirde, hayatının sonuna yaklaşmış olan yaşlı annesini yalnız bırakmak zorunda kalacaktır. İsmail şimdi büyük bir ikilem içerisindedir: Gelecek kaygısı ve maddi imkânlar için annesinden ayrılmayı mı göze alacaktır, yoksa onun yanında kalarak kısıtlı imkânlarla yaşamaya devam mı edecektir? Fedakârlık ve sorumluluk arasında sıkışan İsmail’in tercihi, hem kendi geleceğini hem de annesinin huzurunu derinden etkileyecektir.