Özet
Vahit Bey, uzun süredir sakladığı ölümcül hastalığının son günlerini yaşamaktadır. Servetini oğullarına bırakan Vahit Bey, torunu Selim’e zekât ayetlerini okutarak manevi bir hazırlık yapar. Oğulları Murat ve Hüseyin’e içi para dolu üç zarf uzatan baba, bu zarfları bizzat yerlerine ulaştırmalarını ister. Hizmetlilerin kolayca yapabileceği bu görevi oğullarının yerine getirmesi, Vahit Bey’in son isteğidir.
Başta karşı çıksalar da babalarının vasiyetine boyun eğen kardeşler, ailelerini bırakarak yola koyulurlar. Zarfların ulaştığı kişilerle karşılaştıkça şaşkına dönerler; zira dini bütün bildikleri babalarının gizli geçmişiyle yüzleşirler. Bu yolculuk, babalarının hayattayken oğullarına vermeyi amaçladığı büyük bir hayat dersidir. Murat ve Hüseyin, türlü tehlikeler atlatıp bin bir güçlükle görevlerini tamamlayıp eve döndüklerinde acı gerçekle karşılaşırlar: Babaları vefat etmiştir. Bu görev, evlatlar için hem bir veda hem de babalarının geride bıraktığı unutulmaz bir nasihat olur.