Özet
İlk ezan, ilk müezzin ve ateşle sınanan sarsılmaz bir iman... Müminlere ulaşan o kutlu ilahi çağrı. Bilal-i Habeşi’nin, yankısı ebediyete uzanan o iç sızlatan çağrısının yürekleri titreten öyküsü.
Peygamber Efendimiz’in vefatından sonra derin bir hüzne bürünüp ezan okumakta zorlanan Bilal’in hasreti... Diğer yanda ise dili tutuk bir çocuğun, Bilal-i Habeşi gibi ezan okuyabilmek için gösterdiği samimi arzusu ve büyük çabası.
Bilal-i Habeşi, ezan ve İslam’ın asırlar boyu sürecek, hiç bitmeyecek çağrısı... Bu hikâye, kalplerdeki imanın nasıl bir sedaya dönüştüğünü, imkânsızlıkların nasıl bir adanmışlıkla aşıldığını ve aşkın en saf halini anlatıyor. Zamanın ötesine taşan bu ses, inancın gücünü ve bir çocuğun saf yüreğindeki ezan sevdasını izleyiciye yeniden hatırlatıyor. İslam’ın bu kutlu çağrısı, Bilal-i Habeşi'den miras kalan bir sancak gibi kıyamete dek yankılanmaya devam edecek.