Özet
Gıfar dağlarının yiğitliğiyle tanınan, kılıcı keskin ve gözü pek ismi Ebuzer, ticaret kervanlarının korkulu rüyasıdır. Ancak kabile halkı, onun ganimetleri yoksullara dağıtmasından ve taptıkları putlara saldırmasından rahatsızlık duymaktadır. Mekke’de “Allah’tan başka ilah yoktur” diyerek hakikati haykıran Resulullah’ın müşrikler tarafından zulme uğradığını duyan Ebuzer, tereddüt etmeden yola koyulur. Artık cansız taşlara değil, tek olan Allah’a inanmak ve Peygamberine kavuşmak arzusuyla yanmaktadır.
Mekke’ye ulaştığında, halkın uğradığı baskı ve korku yüzünden kimse Hz. Muhammed’in (s.a.v) yerini söylemeye cesaret edemez. Bu sırada ölümden kurtardığı küçük bir köle, ona yardımcı olur. Peygamber’in bir süre şehirde olmayacağını öğrenen Ebuzer, derin bir özlemle kavrulurken, köle çocuğun Şam’daki annesine duyduğu hasretle döktüğü gözyaşlarına da duyarsız kalmaz. Adanmış bir yürek, Peygamberine kavuşma yolunda vicdanın ve şefkatin sınavını da verecektir.