Özet
Yoksul bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Rabia, hayatının erken dönemlerinde köle pazarında satılmıştır. Bu sırada dönemin büyük âlimlerinden Hasan Basri, Rabia'daki derin maneviyatı fark eder ancak onu özgürlüğüne kavuşturacak maddi imkândan yoksundur. Rabia, hizmetçilik yaptığı evin hanımı ve kızları tarafından ağır işkencelere maruz bırakılarak zorlu bir sınavdan geçer.
Hasan Basri, Rabia’yı bu eziyetlerden kurtarmak için uzun süre para biriktirip şehre döndüğünde şaşkınlık yaşar. Rabia artık kölelik zincirlerini aşmış, elindekini yoksullarla paylaşarak halk arasında "hayırların anası" olarak anılan bir veliye dönüşmüştür. Onun kalbi artık sadece Allah’ın cemali ve nuruyla meşguldür. Hasan Basri’nin kendisine duyduğu derin hayranlığın dahi farkında değildir. Maddi dünyadan tamamen kopan Rabia, kendini ilahi aşka adamış bir hak aşığı olarak, ruhunu yalnızca Yaradan’ın huzuruna taşımaya odaklanmış bir ömür sürmektedir. Bu hikâye, sabır ve aşkla bezeli örnek bir hayatı temsil eder.