Özet
Ferhat, müdür olma hırsıyla yanıp tutuşan bir çalışandır. Şirketinin kritik bir ihaleyi alması için Ankara’ya gönderileceği gün, kasabadan acı bir haber alır. Ölüm döşeğindeki annesi, son nefesini vermeden önce oğlunu görmek ve helalleşmek istemektedir. Ailesi, Ferhat’ın Ankara yolculuğunu iptal edip annesinin yanına gitmesi için baskı yapsa da, kariyer hırsı ağır basan Ferhat ihaleyi seçer.
Annesi ise ecele direnerek oğlunun yolunu gözlemektedir. Başucunda Kur’an-ı Kerim okunurken, “Oğlum gelecek, onunla helalleşeceğim” diye sayıklamaktadır; zira ona göre öbür dünyada helalleşmek çok zordur. Ferhat’ın tüm ısrarlara rağmen Ankara’ya yönelmesi, hem vicdanıyla olan savaşını hem de annesinin yüreğindeki sızıyı derinleştirir. Bir yanda büyük bir makam arzusu, diğer yanda ise bir annenin son arzusu vardır. Ferhat’ın bu bencil tercihi, annesinin gözleri yolda son nefesini vermesine sebep olurken, kendi vicdanında ömür boyu kapanmayacak bir yara açacaktır.