Özet
Geçim sıkıntısı çeken pazarcı İrfan ve Funda, on yıllık evliliklerine rağmen yoksulluk nedeniyle çocuk sahibi olmayı reddetmektedir. İrfan’ın annesinin ısrarlarına rağmen, “açlık korkusuyla” çocuk yapmanın akıl kârı olmadığına inanırlar. Borçları gün geçtikçe artarken, hayatları çıkmaza girmektedir. Tam bu umutsuz dönemde, hiçbir sebep yokken işleri mucizevi bir şekilde düzelir; satışları artar, kazançları bereketlenir ve nihayet düzlüğe çıkarlar.
İkili bu ani değişime anlam veremezken, Funda’nın hamile olduğu anlaşılır. Ancak hamilelik haberi, kazançlarının devam edeceğine dair güvenlerini sarsar. Funda, doğacak bebeğin bu yeni gelen refahı engelleyeceğini düşünerek kürtaj olmaya karar verir ve İrfan’ı da buna ikna eder. İkilinin bereketi bebeklerine borçlu olduklarını fark etmeyişleri, onları vicdani bir sınavın eşiğine getirir. Maddi kazancı canlarından üstün tutan bu kararın, hayatlarında geri dönülemez bir kırılmaya yol açması kaçınılmazdır.