Özet
Necip, gece gündüz sarhoş dolaşan, hayatını meyhane köşelerinde tüketen bir adamdır. Eşi Rabia ise kocasının bu durumdan kurtulup yuvasına dönmesi için dua ederek ilmik ilmik bir seccade işler; namazın onu kötülüklerden arındıracağına inanır. Ancak Necip, eve sarhoş geldiği bir gece seccadeden çok Rabia’nın kolundaki bileziklerle ilgilenir. Çıkan bir kaza sonucu Rabia aldığı darbeyle hayatını kaybeder.
Hapse giren Necip, tahliyesinin ardından pişmanlıkla tövbe eder. Yıllar sonra karısının gözyaşlarıyla işlediği seccadeyi bulur ve namaza başlamaya karar verir. Ancak tam secdeye gidecekken aniden bel fıtığı olur. Ne kadar çabalasa da alnını o seccadeye değdiremez; yaşadığı fiziksel engel, tövbesini mühürlemesine mani olur. Necip, karısının kurtuluş reçetesi olan o seccadeye bir türlü başını koyamaz. Geçmişin pişmanlığı ve Rabia’ya duyduğu vicdan azabı, artık onun hayat boyu taşıyacağı en ağır yükü haline gelir.