Özet
Karen köyünde çobanlık yapan Veysel, ücret almadan develerle ilgilenen, kazancını zekât olarak dağıtan garip biridir. Sessizliği ve ıssız yerlerdeki ibadetleriyle köylüler tarafından divane olarak görülür. Hayatını gözleri görmeyen yaşlı annesine adamış, ona bebek gibi bakıp adeta kölelik yapmaktadır. Allah ve Resulüne duyduğu tarifsiz aşkla yanan Veysel, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in Medine’ye hicret ettiğini duyunca yanıp tutuşur; O’nu bir an olsun görebilmek, sohbetinde bulunabilmek en büyük hayali olur.
Ancak annesi bu zorlu yolculuğa uzun süre razı gelmez. Annesinin sözünden çıkmayan Veysel, özlemini yüreğine gömer. Sonunda annesi, Peygamberi sadece evindeyse görmesi, yoksa hemen geri dönmesi şartıyla izin verir. Uzun ve meşakkatli bir yolculuğun ardından Medine'ye varan Veysel, kapıda Peygamberimizin eşiyle karşılaşır. Resulullah evde yoktur. Annesine verdiği söz ile aşkı arasında kalan Veysel, büyük bir imtihanın eşiğine gelmiştir.