Özet
Kan davasında kocasını kaybeden Rabia, hasımlarından korumak istediği bebeğini saklar. Hasımları, yerini söyletmek için Rabia’ya işkence edip öldü sanarak bırakır. Bir çoban tarafından kurtarılan Rabia, döndüğünde oğlunu bulamaz; sadece bir arabanın şüpheli hareketine dair bir iz kalır. Rabia, evladı öldü dense de bir gün ona kavuşacağına inanarak yıllarca yitiğini arar.
Yirmi beş yıl sonra bir eskicide bulduğu kundak broşu, Rabia’nın umudunu yeniden yeşertir. Broşu aldığı evin kapısını çaldığında, karşısına çıkan ailenin yitiğiyle aynı yaşta bir oğulları olduğunu görür. Genç adam bir televizyon programcısıdır ve bu trajik hikâyeyi kariyer basamağı olarak kullanmayı planlar. Rabia, oğlunu ararken aslında öz evladının şöhret hırsıyla kalbini kıracağını bilmeden ona sığınır. Bir annenin dinmeyen hasreti ve evladının acımasız hırsı arasındaki bu acı karşılaşma, kaderin düğümünü çözecek bir hesaplaşmanın ilk adımı olacaktır.